Hizmet

Yaşam Koçluğu: ne istediğinizi bilmek, yolun yarısıdır

Hayatınız dışarıdan yolunda görünürken içeride bir şeylerin eksik kaldığını hissediyorsanız, bu çalışma o eksikliğe isim vermekle başlar.

Kısaca: Yaşam koçluğu, kişinin değerlerini, önceliklerini ve hedeflerini netleştirip bunları günlük adımlara çevirdiği, geleceğe dönük ve işbirlikçi bir görüşme sürecidir. Terapi değildir; geçmişi çözümlemekten çok bugünün seçimlerine odaklanır.

Yaşam koçluğu hangi durumlarda devreye girer?

Çoğu kişi yaşam koçluğuna büyük bir krizle değil, tanımlaması zor bir huzursuzlukla gelir. Dışarıdan bakıldığında iş yerindedir, ilişkiler sürmektedir, faturalar ödenmektedir; ama içeride “bu muydu?” sorusu sessizce büyür. Koçluk bu sorunun cevabını sizin yerinize vermez, yalnızca sorunun neyi işaret ettiğini birlikte anlamaya çalışır.

Bu hizmetin en sık karşılaştığı başlangıç noktaları şunlardır:

  • Seçenekler arasında sıkışıp karar verememek
  • İş, aile ve kendinize ayırdığınız zaman arasında dengeyi kuramamak
  • Yıllardır konuşulan ama bir türlü başlanmayan bir hedefi hep ertelemek
  • Taşınma, boşanma, emeklilik ya da çocukların evden ayrılması gibi büyük bir geçişte yön duygusunu yitirmek
  • Başkalarının beklentileriyle kendi isteklerinizi ayırt edememek

Süreç nasıl şekillenir?

1

Hayatın fotoğrafını çekmek

İlk oturumlarda hayat çarkı gibi basit araçlarla sağlık, ilişkiler, iş, para, kişisel gelişim ve dinlenme alanlarının bugünkü doluluğu ortaya konur. Amaç not vermek değil, dikkatin nereye gitmesi gerektiğini görmektir.

2

Değerlerle hedefi hizalamak

Hedefler çoğu zaman değerlerle çeliştiği için yarıda kalır. Bu aşamada sizin için neyin vazgeçilmez olduğu konuşulur ve hedef cümlesi bu değerlere göre yeniden yazılır.

3

Engelleri adlandırmak

Zaman yokluğu, enerji düşüklüğü, onaylanmama korkusu ya da mükemmeliyetçilik: engel adlandırıldığında küçülür. Her engel için bir “eğer şu olursa, şunu yaparım” planı hazırlanır.

4

Deneyip ayarlamak

Bir sonraki oturuma kadar küçük bir deney yapılır; haftada iki sabah yürüyüşü, bir kişiyle açık bir konuşma ya da bekleyen tek bir e-postanın gönderilmesi gibi. Sonuç oturumda değerlendirilir ve plan buna göre ayarlanır.

Oturumlarda neler olur, neler olmaz?

Oturumlar sohbet gibi başlar ama sohbetten farklı olarak bir yapısı vardır: gündem birlikte belirlenir, süre bittiğinde bir karar ya da deney cümlesi yazılır. Koç sorular sorar, söylediklerinizi aynalar, tekrar eden kalıpları nazikçe görünür kılar. Size ne yapmanız gerektiğini söylemez; “bunu yaparsanız ne değişir?” diye sorar.

Olmayan şeyler de vardır. Çocukluk yaralarının derinlemesine çözümlenmesi, tanı konulması ya da ilaç ve tedavi tartışması bu çalışmanın alanı dışındadır. Bunlar psikoterapinin konusudur ve gerektiğinde oraya yönlendirme yapılır.

Üzerinde en sık çalışılan başlıklar

  • Değerlerin tespiti ve önceliklendirme
  • Hedef koyma ve hedefi küçük adımlara bölme
  • Zaman yönetimi ile enerji yönetimi arasındaki fark
  • Hayır diyebilme ve sınır koyma
  • Erteleme alışkanlığının duygusal kaynağı
  • Rutin, alışkanlık ve çevre tasarımı
  • Büyük kararlar öncesinde ölçüt belirleme

Dikkat: Uzun süredir devam eden çökkünlük, uyku ve iştah değişiklikleri ya da kendine zarar verme düşünceleri varsa ilk adım bir ruh sağlığı uzmanıdır. Böyle bir durumda koçluk tek başına yeterli değildir; en fazla ikinci sırada, destekleyici bir çalışma olarak düşünülebilir.

Süreçte sizden beklenenler

Koçluk iki kişinin birlikte yürüttüğü bir çalışmadır; sonuç, yalnızca oturumların kalitesine değil sizin katılımınıza da bağlıdır. Beklenen şeyler fazla değildir ama önemlidir: oturumlara düzenli gelmek, görevleri gerçekten denemek (yapamadığınızda da bunu dürüstçe söylemek), rahatsız edici bir soruyla karşılaştığınızda hemen savunmaya geçmemek ve çalışma yolunda değilse bunu açıkça dile getirmek. Mükemmel bir danışan olmanız gerekmez; yalnızca dürüst ve meraklı olmanız yeterlidir. Çoğu insan için en değerli kazanım, bir oturumda söylediği cümleyi kendi kulağıyla duyup “bunu ilk kez fark ediyorum” demesidir.

Önce okunabilecek yazılar

Çalışmaya başlamadan önce yaşam koçluğunun neyi kapsadığını okumak hangi beklentilerin gerçekçi olduğunu görmenizi sağlar; hayat çarkı egzersizini de kendi başınıza deneyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Yaşam koçluğu ile bir arkadaşla konuşmak arasındaki fark nedir?

Arkadaş sohbetinde karşınızdaki kişinin kendi görüşü, beklentisi ve sizi korumak ya da onaylamak isteği devreye girer. Koçluk görüşmesinde ise gündem sizindir; karşınızdaki kişi kendi fikrini dayatmaz, sorularla sizin düşüncenizi derinleştirir ve oturum sonunda somut bir adıma ulaşılmasını hedefler.

Kaç oturum gerekir?

Bu, hedefin büyüklüğüne ve sizin temponuza bağlıdır. Net bir karar vermek için kısa bir çalışma yeterli olabilir; bir alışkanlığı ya da yaşam düzenini değiştirmek daha uzun sürer. İlk görüşmeden sonra size uygun süre ve sıklık birlikte belirlenir.

Hedefim yok, sadece huzursuzum. Başlayabilir miyim?

Evet. Birçok süreç tam da bu noktadan başlar. İlk oturumların işi hedef bulmak değil, huzursuzluğun hangi alandan geldiğini görmektir. Hedef bu keşfin ardından kendiliğinden belirginleşir.

Oturumlar arasındaki görevler çok zaman alır mı?

Hayır. Görevler bilinçli olarak küçük tutulur; çoğu gün on ila yirmi dakikayı geçmez. Amaç sizi yormak değil, oturumda konuşulanı gündelik hayatta denemenizi sağlamaktır.

Teklif Al

Hayatınızda bir şeyin değişmesi gerektiğini hissediyorsanız

Neyin değişmesi gerektiğini tam bilmiyor olabilirsiniz; bu da başlamak için yeterli bir sebeptir. Formu doldurun, birlikte bakalım.

Teklif formu

Bize yazın

Sorunuzu ya da talebinizi bırakın, size dönüş yapalım.